24 Nisan 2020 Cuma

Üzücü Gün

En son ne zaman kendini kötü hissetmiştin?

Bugün arkadaşımın babasının ölüm haberini aldım daha birkaç gün önce durumu gayet iyiye gidiyordu bir anda dün gece tekrar yoğun bakıma alındı ve bugün o haberle gerçekten üzüldüm.

Malum korona olduğu için sarılacak, ağlayacak bir omuz bile veremiyorum dostuma.

Telefonla konuştum çok değil neredeyse 1 dakika sürdü.

Dedim ne oldu ses vermedi dudağını asıp gözleri dolu bir halde kafasını salladığına eminim. Sonra hayırlısı buymuş dedi başka bir şey söyleyemedim dilim tutuldu her daraldığında ben buradayım ara beni demeyi çabaladım ama doğru düzgün söyleyemedim oda anladım dedi birbirimizi Allah'a emanet edip kapattık neredeyse 1 dakikalık konuşmamız böyle geçti.

Gruba yazmış olduğu mesaja cevap verdim diğer kızlar gibi Allah'ım mekanını cennet eylesin diye sonra her türlü ne olursa olsun burada olduğumuzu yineledik çünkü lanet olsun ki elimden/elimizden dua etmek ve 4 köşeli aptal bir cihazla ona yanında olduğumuzu hissettirmeye çalıştırmaktan başka bir şey gelmiyor.

Kim istemez?

Yanına gidip ona sarılmak sakinleştirmek ağlamasını ve dökülmesini sağlamak...

Bazı durumlar da kelimeler kifayetsiz kalır işte o durumlardan birisi de ölüm sadece sarılırsın yakınına hissettirirsin burada olduğunu ama bunu bile yapamıyoruz.

Ne günlere kaldık be...

14 Nisan 2020 Salı

Aydınlan ma!

Yayın başlığının kelime oyunu olduğunu söylemeden geçmek istemedim.

Az önce bir an yaşadım.
Hayatım gerçekten boş muydu?
Dünyaya geliyorsak hepimizin bir amacı vardır yani büyüyüp evlenip çocuk yapıp onu büyütüp sonra bir kaç tane daha yapıp onuda büyütüp torunları sevip ölmekten ibaret değil.

Kendimi o rüyamdaki kuyuda görürken bunların sonucunu hiç düşünmedim sanırım?

Her zaman her şeyden şikayet edip icraat göstermeyen insanlardan nefret etmişimdir. Aslında bende onlardanım bu yüzden ilk başta kendimden hep nefret etmişimdir. Bu lanet huyumu artık bırakmalıyım ve icraata geçmeliyim ancak o kadar büyük duruyor ki karşımda baştan pes ediyorum.
Ne zaman azmim bu denli düştü?
Keşke tekrar psikologa gidebilsem...

Her gün farklı maskeler takmaktan bunlara inanmaktan günü sonunda ya da haftanın sonunda yine mutsuz olmaktan bıktım.
Önceden bir çok hayalim vardı. Onu yapacağım, bunu yapacağım, işte bir de şunu...hayal dünyasından çıkıp gerçekliğine dönünce ellerim bomboş.

Hayal kurun dostlar kurmayın demiyorum ama gerçeklikte yaşadığınızı unutmayın. Gerçek dünya çoğu zaman seni yüz üstü bırakır bu yüzden gerçekleri es geçmeyin. Size önerim benim düştüğüm batağa düşmeyin. Çalışın azmedin benim gibi hayalleri onu bırakmadan kendisi hayallerini yarı yolda bırakan olmayın.

Son olarak yazım hataları için gerçekten üzgünüm gelecekte iyi bir imlaya sahip olursam düzelteceğim.



16 Şubat 2020 Pazar

Bu Giriş Olsun

O kadar sıkıldım ki bunu bile yazarken sıkılıyorum.

Bakın gerçekten ne yazacağımı bilmiyorum bir kıyametin içine girdim ve kurdum burayı.

Şu sıralar meselem o kadar tembelliği alıştım ki gerçekten yatağımdan kalıp yeni bir güne hazır olmak benim için ölümle eş değer.

Bu çok abartı oldu ama kısmen böyle.

Bazen kelimeler geliyor ve cümleler oluşturuyor. Şu an olduğu gibi. Aslında ne yazdığımı geçekten bilmiyorum çünkü aklımdan geçen mantıksız ya da mantıklı her şeyi yazıyorum bundan sonra da böyle olacak sanırım.

Aslında ben kendimin kahramanı olmak isterken daha diplere battığımı fark edince ve elimden bir şey gelmiyorken bunu izleyerek (tabi ücretsiz olarak bunun altını çizmeliyim) hiç bir şey yapasım gelmiyor.

Yap diyorum kalk işte o gün bugün ama yok yani elimden bir şey gelmiyor bu tembellik hastalığından kurtulmam gerek.

Konu bütünlüğü desen leş çünkü bir kez daha demeliyim aklımdan geçen şeyler bunlar. Sadece yazmak istedim ve bu iyi geldi bunu burada bırakıp gitmem daha doğru belki gelecek yazım büyümenin zararlarıyla alakalı olur.

Şimdilik görüşmek üzere.

Tabi kimler görürse artık.